“Uluslararası toplum Sincan’daki sistematik baskılara karşı sesini yükseltmeli!”

Çin’in Sincan bölgesinde yaşayan başta Uygur Türkleri olmak üzere, Müslümanlara yönelik sistematik baskılara ilişkin açıklama yapan AK Parti İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, “BM bünyesindeki insan hakları mekanizmalarının yanı sıra uluslararası toplumu da, Sincan’daki Müslüman Türklere yönelik sistematik baskıya son verilmesi için hem çok taraflı hem de tek taraflı olarak harekete geçmeye çağırıyorum.” dedi. Yeneroğlu, açıklamasında şunları kaydetti:

“9 Eylül 2018 tarihinde İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), Xi Jinping Hükümeti tarafından Çin’in Sincan bölgesindeki Müslüman azınlıklara karşı gerçekleştirilen insan hakları ihlalleri hakkında çarpıcı bir rapor yayınlamıştır. Çin’in kuzeybatısındaki Sincan Uygur Özerk bölgesinde, zoraki siyasi endoktrinasyona, toplu cezalandırmalara, hareket ve iletişim kısıtlamalarına, artan dini kısıtlamalara maruz kalan ve ağır uluslararası insan hakkı ihlalleri gözlemlenen, başta etnik Kazaklar ve Uygurlar olmak üzere, 13 milyon Müslüman Türk yaşamaktadır.  Hâlihazırda Ağustos ayının ortalarında, Birleşmiş Milletler Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılması Komitesi (CERD) Çin’deki durumu mercek altına almış ve Sincan’ı “hiçbir hakkın uygulanmadığı bölge” olarak tanımlamıştır. Bu bağlamda, farklı kaynaklarca yayınlanan raporlar birbirleriyle örtüşmektedir.

Raporda yer verilen görüşlere göre, Çin hükümeti etnik ve dinî azınlıklara yönelik zulüm içeren kısıtlayıcı önlemlere başvurmaktadır. Yine raporda yer alan bireysel tecrübeler ise yerel yetkililerin Ramazan ayı boyunca, sahur yapmaya çalışanları fişlediğini ortaya koymaktadır. Yerel makamların, Uygur Türkleri ve diğer Müslümanlar üzerindeki baskısının yanı sıra camilerin kapatılması ve dönüştürülmesi, Çin hükümeti tarafından İslam dininin gerekliliklerinin yerine getirilmesinin yasaklandığını göstermektedir. Bunlara ek olarak, bir milyondan fazla insan, özellikle de Uygur Türkleri, gözaltı kamplarında tutulmakta ve zoraki siyasi endoktrinasyona maruz kalmaktadır. Aynı zamanda Mandarin Çincesi’ni öğrenmeye, propaganda yapmaya ve Çin Cumhurbaşkanı ile Komünist Parti’yi öven şarkılar söylemeye zorlanmaktadırlar.

Uluslararası toplum bu husustaki raporları göz ardı etmemeli ve görmezden gelmemelidir. Bu ve benzeri uygulamaların uluslararası yasaların ve insan hakları ilkelerinin ağır ihlali anlamına geldiğini belirtmeye dâhi gerek yoktur. BM bünyesinde yer alan insan hakları mekanizmalarının yanı sıra uluslararası toplumu da, Sincan’daki Türk Müslümanlarına yönelik sistematik baskıya son verilmesi için hem çok taraflı, hem de tek taraflı olarak harekete geçmeye çağırıyorum. Son gelişmelerden derin endişe duyarak, Çin’deki Müslüman kardeşlerimizin yaşadıklarını yakından izlemeye, uluslararası yasalara ve insan hakları standartlarına uyması konusunda Çin hükümetine baskı kurmaya devam edeceğiz.”

 

  • Related Posts

    Karlsruhe’de Kişilik ve Kaygı Paneli Yoğun İlgi Gördü

    Yaşar Sekban (Karlsruhe) Karlsruhe’de “Kişiliğin mi Var, Derdin mi?” Programına Yoğun İlgi Atatürkçü Düşünce Derneği ile Deutsch Türkische Frauen in Karlsruhe iş birliğinde düzenlenen “Kişiliğin mi Var, Derdin mi?” konulu…

    Stuttgart Mahkemesi’nden ‘basın özgürlüğü yalan yazma hakkı değildir’ kararı

    BW HABER Stuttgart – UID Württemberg Burak Şahin, kendisi hakkında yanlış haber yapan Stuttgarter Nachrichten gazetesine karşı açtığı davayı kazandı. Mahkeme, gazetenin “Şahin sorulara sessiz kaldı” şeklindeki iddiasını yalanladı ve…